
Sıcaklık Düştüğünde Para Kaybetmeyi Nasıl Durdurabilirsiniz?
Dürüst olalım: Temmuz ayında açık hava alanları adeta bir altın madeni gibi; ancak Ocak ayında ise ıssız yerler haline gelir. Çoğu restoran sahibi bunu kabullenmek zorunda kalır. Müşterilerin hamburger yiyerken üşümek istemedikleri için dış mekanların boş kaldığını görürler.
Muhtemelen o büyük hava ısıtıcılarını denemişsinizdir. Ama bunlar işe yaramaz. Rüzgar estiği anda tüm o pahalı ısı enerjisi havaya karışır. Bu da elektrik israfı demektir.
İşte bu yüzden biz kısa dalga kızılötesi ısıtıcılar kullanıyoruz. İşin sırrı şu: Bu ısıtıcılar havayı ısıtmaya çalışmaz; doğrudan insanlara ısı gönderir. Bu, serin bir sonbahar gününde güneş ışığının cildinize temas etmesi gibidir. Isının cildinize temas ettiğini ve hemen ceketinizin içine nüfuz ettiğini hissedersiniz.
Müşterileriniz rahat hissettiğinde, kapıya bakmaya veya yemeğlerini aceleyle bitirip içeri girmeye çalışmazlar. Rahatlarlar. İnsanlar rahatladığında orada kalırlar. Tatlı menüsünden sipariş verirler, bir şişe daha şarap isterler.
Böylece dış mekan alanınız artık mevsimsel bir lüks değil, yıl boyunca gelir kaynağı haline gelir. Kiraladığınız her metrekareden en iyi şekilde faydalanmış olursunuz.
Ancak bunları duvara takıp işi bitiremezsiniz. Öncelikle elektrik panonuzu kontrol edin. Bu cihazlar çok fazla elektrik tüketir. Eğer hepsini aynı anda bağlarsanız, Cuma gecesi yoğun saatlerde elektrik kesintisi yaşarsınız. Genellikle yükün dengeli olması için bölgeleri farklı zamanlarda kullanmanızı öneririz.
Bir diğer önemli nokta ise yüksekliktedir. Eğer cihazları çok yükseğe monte ederseniz, ısı masalara ulaşmadan dağılır. Çok alçakta mı? O zaman doğrudan altında oturan müşteriler yanabilir ve ısıtıcıyı kapatmanızı isteyebilirler. Biraz ayar yapmak gerekiyor, ancak doğru yeri bulduktan sonra ısı tüm masaya eşit şekilde dağılır.
Bu basit çözüm sayesinde, dışarıdaki hava koşulları ne olursa olsun, masa dolu kalır ve kazancınız artar.